6 Nisan 2013 Cumartesi

Sabah Yıldızı | Bölüm 2

Amanda yatağından doğruldu. O aptal rüyaları görmekten artık sıkılmıştı ve artık rüyalar can acıtıcı olmaya başlamışlardı.
Sertçe yumruğunu yatağın tahtasına vurdu.
Her zaman fiziksel acıların, ruhsal acıları dindirdiğini düşünürdü.
Ve asla kalbinin acıdığı kadar acımazdı bedeni.


Yavaşça uzun parmaklarını kumral saçlarından geçirdi.Ve derin bir nefes çekti ciğerlerine.
Canı bilmediği bir nedenden dolayı sıkkındı ve alışılmadık bir şekilde buna kafayı takıyordu.
Amanda böyle yapmazdı.
Amanda umursamazdı
Amanda sevemezdi
Onun doğasında bu yoktu.

Doğasında?
Neden doğasında olmasın ki?
O da diğerleri gibi değil miydi?
Sadece daha soğuktu insanlara karşı.
Bilmediği bir sebepten ötürü hoşlanmazlardı insanlardan, hepsi aynıydı ona göre.

Soğuk ellerini burnunda birleştirerek gözlerini kapattı.
Kimseyi umursamayacaktı.
Ne insanların onun soluk teniyle dalga geçmesini, nede yanağında ki yaprak şeklinde ki yara izini.
Sinirlendi tekrardan.
Yara izi.
Daha da sinirlendi.

Hızla tırnaklarıyla yolmaya çalıştı yara izini.
Çıkmıyordu.
Gitmiyordu.
Yok edemiyordu.
Canı acıyordu.
Gitmiyordu, gitmiyordu, gitmiyordu.

Suratında kocaman bir imza gibi duruyordu.

Yine hatırladı, imzanın hikayesini.
Nefesini titrekçe aldı.
Ve yine gözlerini yumdu.

Bisiklet sürüyordu.Alt tarafı bir bisikletti. Ve Amanda bisiklet sürmeyi çok severdi. Kulağında ki kulaklıktan gelen enfes seslerle harika manevlar yapardı.
Sonra O, Amanda'yı gördü.
İlk önce sırıttı.
Amanda O'nu şeytandan çok meleğe benzetmişti.
İçinde iblis yaşatan bir melekti ona göre.
Çünkü Amanda'nın zihnine ilk bu sözcükler fısıldanmıştı
Sonra Amanda'yı yakalamıştı.
Amanda ne yaptığını bile bilmiyordu.Bisikletten sertçe düşmüş ve kafasını çarpmıştı.
Kafası o kadar bulanıktı ki, neler yaşadığını bile bilmiyordu.
Sonra ani bir şok dalgası gelmişti
Suratına dokunan sivri bir metal
Bir çakı.
Deli gibi bağırmıştı
Hayatında ilk defa Tanrı'ya yalvarmıştı.
Ve olan tek şeyse O'nun işini bitirdikten sonra, Amanda'nın ,kendi yaptığı, yara izini öpmesiydi.
Amanda o zamandan beri O'nu görmemişti.

Rüyaları hariç..

Hızla ayağı kalktı Amanda. Başının dönmesini umursamadan.
Giyindi ve ayaklarını yere vura vura aşağıya indi.
Martha, yine yemek yapmaya çalışıyordu.
Sadece çalışıyordu zaten, Martha yemek yapamazdı, bu onun doğasında yoktu.
Evet doğasında yoktu evet.
Amanda'nın insanları sevmemesi gibi

''Ah, Amanda. Bu sefer yaptım. Tanrıya şükürler olsun ki yaptım. Bu sefer yaptığım omlete bayılacaksın.''

Amanda gözlerini devirdi.Martha'yı üzmekten nefret ederdi.Masaya oturup, Martha'nın maydonozlu omletini tattı.
Ve ilk defa tadı Amanda'ya güzel gelmişti.

''Nasıl olmuş, tatlım?''

''Her zaman ki gibi enfes, Martha. Ben çıkıyorum. Okuldan sonra evde misin?''

''Malesef tatlım. Şey.. Biliyorsun..''

''Ah pekala biliyorum.''

Amanda farkında olmasa da bağırmıştı, ve Martha'nın ilk defa kalbinin kırılıp kırılmamasını umursamadı.
Martha'nın, Amanda'nın babasıyla görüşüp, Amanda'ya babasını göstermemesi canilikti.
Ve Martha ilk defa böyle saçma bir şey yapıyordu.

Sanırım bu gün, ilkler günüydü.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder