22 Nisan 2013 Pazartesi

Kızıl Karanlık | 5

Sonra arkasında bir hareketlilik oldu.
Araba lastiğinin çakıl taşları üzerinde gezinirken bıraktığı sesi duydu.
Biri Monica'yı rahatsız etmeye bayılıyordu sanırım.

Monica yavaşça arkasına döndü ve siyah jipi gördü.
Siyah Jip.
Anılar kafasında şekillenirken, geçmişten bir adam ustaca arabadan indi ve bir kaç adım attarak arabaya yaslandı.

Simsiyah saçları denizden esen rüzgarla dalgalanıyor, yeşil gözleri ormanları kıskandıracak şekilde parlıyordu.
Ama, Monica'nın dikkatini çeken yine sert çenesi ve mükemmel sertlikte ki dudaklarıydı.
 

Monica yutkundu ve özlemini yaşadığı adamın üzerinden bakışlarını çekti.
Ve adamın, şeytanı kıskandıracak sesi yayıldı.

''Merhaba, benim tatlı Monicaline'm. Uzun zaman oldu sevgilim.''

***
 -Geçmişten Bir Anı-
Monica önündeki kaslı herifleri geçmenin zaferiyle gevşedi. Şimdi elinde ki malları satmalı ve parasına alıp bu lanet yerden toz olmalıydı.
Yavaşça barın iç kısımlarına ilerledi. Terli bedenler birbirine çarpıyor, aşk ve şevhet kokuları barı sarıyordu.
Ama bu bar daha önce mal sattığı barlara benzemiyordu. Daha sert bir yapısı vardı.
Sertçe yutkundu, eğer burada uyuşturucu satmaya çalıştığı anlaşılırsa, dayaktan ölebileceğini tahmin edebiliyordu.

Yavaşça koyu kırmızı koltuğa çöktü. Etrafta mal satabileceği keş herifler arıyordu. Ama lanet olsun ki burada ki adamların hepsinin üzerinde bir takım elbise vardı.
Çıkmaz sokağın sonundaki barlardan birine gitmeliydi! Sosyete barına değil!

Etrafına bakındığında ona bakan gözleri gördü. Umursamadı. Bu işe bulaşmadan önce hayattaki en masum insan olduğuna yemin edebilirdi, ancak ailesinin ölümü ve bakması gereken kardeşleri olunca, insan hayatından fedakarlık yapmak zorunda kalıyordu.

Tuvalete doğru ilerlerken ellerini Kevin'i aramak için cebine soktu.
Ama telefonu yoktu.
Hızla etrafa bakındı.
Ve eskiden onun oturduğu yerde oturan adamı gördü.

Masmavi gözlerini, Monica'ya dikmiş yavaşça kızı süzüyordu.
Aslına bakılırsa adam sert görünmüyordu. Düzgün çenesi ve hafif parıltılarla bakan gözleri hariç.
Ve Monica, adamın elinde tuttuğu şeyi gördü.

Siktir! Adam elinde uyuşturucusunu sallıyor ve ona bakıyordu.
Monica hiç bir tepki vermedi. Ve bir anda tuvalete doğru koşmaya başladı.
Adamın yerinden hareketlendiğini ve elini beline attığını görünce hızını arttırdı.

Tuvalete girdiğinde kısmen dolu olduğunu gördü. Kafası deli gibi kaçış yolları araken havalandırma yolunu gördü.
Tek bir saniye bile tereddüt etmedi.
Havalandırmanın kapağını açtığında ona bakan gözleri umursamadı. Hızla içine girdi ve sürünerek ilerledi.
Uzak mesafedeyken durdu ve tuvalete giren adamın ayak seslerini dinledi. Adam havalandırmanın içine bakınca geri kaçtı.
Adam içine girmedi ve ayağa kalkarak tuvaletten çıktı.
Evet! Adam pes etmişti.

Yavaşça sürünerek ilerledi Monica. Bu geceki malları satamamanın ve o aptal adama kaptırmanın ağırlığı çökmüştü göğsüne.
Ve en kötüsü de kardeşi bir günü daha aç geçirecekti.
Yumruklarını sıka sıka ilerliyordu ki, bir ışık demeti gördü. Fosforlu bir ışık.
Büyük ihtimalle çıkışın ışığıydı. Hızla oraya süründü ve eliyle havalandırmanın kapağına vurarak açtı.
Kapağın yere düşüş sesi sokakta yankılanırken etrafına yoktu. Ne o adamdan ne de başka bir adamdan iz vardı.
Hafif bir gurur ve keyifle dışarı atladı. Ellerinde ki bacaklarındaki tozları silkeledikten sonra kafasını kaldırdı ve o mavi gözleri yeniden gördü.

Monica hızla adama bir tekme sallasada hiçbir işe yaramadı. Adam Monica'yı hızla bileklerinden yakaladı ve duvarla kendi arasına sıkıştırdı.
Monica nefretle titredi ve dişlerini sıktı.

Adam kızın yüzünü inceledi. Parlak ela gözleri parlıyor, saçları bir kaplana yakışır edayla dalgalanıyordu.
Kızın dişleri arasından bir hırlama duyunca keyifle gülümsedi.
Bu kız kesinlikle mükemmeldi.

''Artık birbirimizi gözlerimizle yemesekte konuşarak halletsek diyorum. Ellerini bileğimden çek.''

Adam sağ kaşını kaldırarak sırıttı.

''Hayır hayır... Sadece senin gibi düzgün bir kızın neden uyuşturucu sattığını düşünüyorum.''

Monica ters ters adama bakmaya devam ederken ağzından umursamazcasına bir ses çıktı.

''Bazı insanların doyurması gereken fazladan bir boğaz oluyor.''

Adam şaşkınlıkla bakakaldı. Bu kız zevk için veya tiryakilik için uyuşturucu satmıyordu.
Yaşamak için hayatını satıyordu.

''Ayrıca ellerini bileğimden çek artık.''

Adamın kafasından binlerce soru geçerken, kızın ellerini serbest bıraktı. Kız hızla kızaran bileklerini ovalarken adama kötü bakışlarını gönderdi.
Adam mavi gözlerini kıza dikerek konuştu

''Adın ne senin?''

''Defol git, piç herif.''

Adam keyifle ellerini cebine sokarken gülümsedi.

''Defol git mi? Hım. İlginç bir isimmiş.''

Monica çıldırmışçasına bağırdı.

''Benim ismimden sanane be adam!''

Adam zevkle gülümsemeye devam ederken kıza doğru eğildi.

''Elimdeki uyuşturucadan dolayı seni satıcı olarak yargıylayabilirim. Ve biliyorsun ölümden kaçarak yaşayamazsın''

''Kaçmaktansa doğruca alevlerin içine gitmeyi yeğlerim''

Adamın gülümsemesi pis bir sırıtışa dönüşürken ellerini kızın saçlarına deydirdi.

''Ve güzelsinde..''

Monica hızla silkelendi ve geri kaçtı. Adam kızın bu hareketi sebebiyle güldü. Kız her gece uyuşturucu satmak için çırpınıyor olabilirdi. Ama bu kız masumdu.

''Adım Monica, tamam mı seni psikopat beyin böceği.''

Adamın kahkahası sokakta yankılanırken, kız hayatında duyduğu en güzel kahkaha olduğunu düşündü.

''Pekala o zaman. Bende Psikopat Beyin Böceğiyim.''

Adam, hayatında ilk defa bir suçluyla konuşarak anlaşıyordu. Yumruklarının konuşmaması tuhaftı.

''Hayır, ismini söylemek zorundasın.''

Adam kızı son bir kez süzüp kararını verdi.

''Adım, Adrian..''

Monica'nın beyni ''Karanlıklar Prensi'' diye fısıldarken, adamın sözleriyle şaşkına döndü.

''Ve sen yarın burada işe başlıyorsun.''

Monica şaşkın ifadesini silip bir kahkaha koy verdi.

''Ah, senden hoşlandım. Güzel şaka yapıyorsun.''

Monica sakinleşip ciddiyete büründü ve bezgince fısıldadı.

''Hangi ahmak, iş yerini pisleten bir fareyi, işe alır.''

''Patronla tanışana kadar bekle. O hayatımda gördüğüm en tehlikeli adam.''

Monica korkusuz görünmeye çalışırken adamı tanıyıp tanımadığını merak etti. Eğer ismi sokaklarda çok duyuluyorsa, işte o zaman o adamdan korkardı.

''İsmi ne demiştin?''

Adrian kızı belinden tutup, bara doğru götürürken, kızın kulağına fısıldadı.

''Adı, Damian.''

Monica korkuyla titredi. Aptaldı!
Sokakların kralının barında mal satacak kadar aptaldı!
Ama korkusuzca cevap verdi.

''İyi tanışalım o zaman bu korkusuz adamla.''

Adrian kızın belindeki elini sıkılaştırırken, keyifle gülümsedi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder